UFOLARLA İLGİLİ GİZLİ PROJELER


484
773 shares, 484 points

Herkese nerhabalar sevgiler saygılar değerli arkadaşlar, ben Volkan Çelik. Yeniden birlikteyiz. Bukez de yine UFO’larla alakalı olan ve pek duyulmamış bazı konulardan bahsetmek istiyorum sizlere. UFO’larla ilgili gizli projeler.


Bluebook Projesi

11 Eylül 1951’de, Yüzbaşı Edward J. Ruppelt, Grudge Projesi’nin başına getirildi. Bir ay sonra, Proje Grudge II adıyla yeni bir girişim başlatıldı ve projenin raporlama prosedürü, biçimi gibi yönleri yeniden organize edildi. Bir danışmanlık firması olan Batelle Hafıza Enstitüsü’nden, o güne kadar toplanan UFO raporlarını üzerinde istatistik bir çalışma yapması istendi. Mart 1952’de Grudge II, BLUE BOOK PROJESİ adıyla halka açıldı ve bunu takip eden 17 sene boyunca Hava Kuvvetleri’nin resmi UFO araştırma programı olarak kaldı.

Blue Book’un görevi Sign ve Grudge’den tamamen farklıydı. Blue Book’un oynayacağı rol, 1952’de CIA tarafından düzenlenen bir panelde kararlaştırıldı. Robertson Paneli olarak da bilinen bu “UFO Konulu Bilimsel Danışma Paneli”nde UFO’ların dünya dışından gelip gelmediği ya da ulusal güvenliği tehdit edici bir yanlarının olup olmadığıyla ilgili kesin bir kanıt sunulamamasına rağmen, katılımcılar UFO raporlarının ulusal güvenlik açısından potansiyel tehlike arz ettiğine karar verdiler.

Eğer Amerikan vatandaşları gökyüzünün güvenliği konusunda endişe taşıyorlarsa ve tanımlanamayan bir gök aracı istediğinde ABD hava sahasına dalıp ardından durdurulamadan ya da tanımlanamadan yoluna devam ediyorsa, bu, Amerika’nın dünya üzerindeki düşmanlarının kendi çıkarlarına kullanabilecekleri bir korku ortamı yaratabilirdi. Ayrıca, ABD’ye bir hava saldırısı yapılması durumunda, UFO raporları bildirimi nedeniyle sık sık tıkanan iletişim hatları, ulusal savunma için büyük önem taşıyacaktı. Bu kaygılardan dolayı, Robertson Paneli’nde halkın iyiliği için UFO olaylarının yalanlanmasına karar verildi. Bu Blue Book Projesi’nin oynamak zorunda olduğu bir roldü.

Yüzbaşı Ruppelt gibi bazı Blue Book liderleri, UFO problemine gerçekten de ilgi duyuyor ve kendilerine gönderilen olayları çözmek için büyük çaba harcıyorlardı. Yine de gözlemlere çoğu kez basit ve basma kalıp açıklamalar getirilmekteydi. Bu açıklamalar, dikkatlice yapılan araştırmalarla çürütüldüğünde ise, halkın Blue Book araştırmacılarının dürüstlüğüne ve zekasına olan inancı büyük ölçüde zarar görüyordu.

Hava Olayları Ulusal Araştırma Komitesi’nden Donald Keyhoe ve diğerleri, Hava Kuvvetlerinin UFO’larla ilgili gerçekleri örtbas ettiğini ve halktan gizlediğini duyurmaya başlayınca, UFO tartışmalarını takip eden insanlar için sadece iki olasılık kaldı: Blue Book araştırmacıları fazla zeki değillerdi ve tembellerdi, ya da hükümetin gizlediği bir şeyler vardı.

Blue Book Projesi devam ettiği süre içinde proje birimine toplam 12.618 UFO raporu bildirilmiştir. Bunların yüzde 18’i (701 olay) kayıtlara ‘tanımlanamaz’ olarak geçmiştir. Bu olayların yarıya yakını, yalnızca, ABD tarihindeki en şiddetli UFO dalgasını yaşandığı 1952 yılında bildirilen raporlardan oluşmaktadır.

Grudge Projesi

11 Şubat 1949’da, Sign Projesi GRUDGE adı altında yeniden hayata geçirilmiştir. Sign Projesinin gizli olarak sınıflandırılan en son raporu bir uyuşmama mutabakatıydı. Bazı Hava Kuvvetleri araştırmacıları, UFO’lardan bazılarının dünya dışından gelen uzay araçları olduğunu açıkça söylerken, diğer Sign yetkilileri, ortada bu tür bir sonuca varılmasına yol açacak bir kanıt olmadığına işaret etmekteydiler.

Grudge ekibi Sign’e göre farklı bir yol izlemekteydi. Kendilerine bildirilen tüm UFO raporlarını açıklamaya çalışmaktaydılar. Bu ayrıntılı bakış açısı daha sonra yürütülecek program olan Blue Book Projesi’ne problemli bir örnek oluşturmaktaydı.

Saturday Evening Post muhabiri Sidney Shalet, 30 Nisan 1949’da Hava Kuvvetleri’nin “uçan daireler’le ilgili çalışması hakkında bir makale yazmıştır. “Grudge” gizli bir kod adı olduğu için, Shalett makalesinde Hava Kuvvetleri’nin çalışmasından ‘Uçan Daire Projesi’ olarak söz etmiştir. Shalet’in makalesi halk arasında kullanılan “UFO” teriminin ilk kez yayımlandığı yer olmuştur.

Proje Grudge, yalnızca 8 ay sonra kapatıldı. Grudge ekibi verdikleri son raporda, #’ü “tanımlanamamış” olarak kayda geçen 273 UFO gözlemi listelenmişti. Hava Kuvvetleri’nin UFO’lara olan ilgisi 1950 yılında azaldı. Fakat bu uzun sürmeyecekti.

Sign Projesi

30 Aralık 1947’de, Hava Kuvvetleri Araştırma ve Geliştirme Bölümü Başkanı General L.C. Craigie, bir UFO çalışma grubu kurulmasını onaylamıştır. Kurulan bu yeni birime “SIGN PROJESİ” kod adı verilmesini istemiştir.

Sign Projesi çerçevesinde 147 rapor kaydedilmiştir fakat bunların yalnızca 20 tanesi açıklanabilmiştir. Gelen raporlardan oldukça etkilenen Sign Projesi yetkilileri, 1948 yılında, “Durum Tahmin Raporu” adı verilen gizli bir belge yayımlamıştır. Belge radikal yorumlar içermektedir: “Bazı UFO’lar gerçek birer araçtır ve kaynakları bu gezegen değildir.”

Hava Kuvvetleri Personel Şefi Hoyt S. Vanderberg, bu durum tahmin raporunu, “Elde edilen kanıtlar böyle şaşırtıcı bir sonucu destekleyecek nitelikte değil.”, diyerek geri çevirmiştir. Vanderberg’in raporu bu şekilde geri çevirmesi, Sign Projesi çalışanlarının morallerini bozmuştur; çalışanlar sadece rapor toplama ve hazırlama işlemleriyle uğraşmaya başlamış ve araştırmacı çalışmalara son vermişlerdir.

Twinkle Projesi

1949 yazında New Mexico’dan yapılan sayısız yeşil ateş topu gözlemi TWINKLE PROJESİ adında özel bir projenin geliştirilmesine yol açmıştır. Gözlemlerin benzerliği (pek çok kişi aynı tip cisim rapor etmiştir), raporların Los Alamos gibi hayli hassas bir nükleer üssün ve White Sands füze test bölgesinin yakınlarından gelmesi, bu ateş toplarının bir çeşit keşif aracı olabileceği endişesini doğurmuştur. Ateş topları yok olduğunda onlara gösterilen ilgili de azalmış ve sonunda, yapılan resmi bir açıklamayla cisimlerin bir tür renkli meteor olduğu gibi komik bir açıklama olayları örtbas etmek için söylenmiştir.

CIA ve NICAP

1950 ve 60’larda, devletin gizliliğine karşı en çok tepki veren sivil UFO araştırma grubu olan Gök Olayları Ulusal Araştırma Komitesi (NICAP), eski donanma fizikçisi Thomas Townsend Brown tarafından 1956’da kuruldu. Komiteye uzun yıllar boyu ABD Deniz Komutanlığı’ndan Binbaşı Donald Keyhoe başkanlık etti. 2. Dünya Savaşı sırasında Pasifik Haber Alma Komutanı olarak görev yapan CIA eski Başkanı Amiral Roscoe Hillenkoetter de bir dönem NICAP Yönetim Kurulu’nda yer almıştı. Hillenkoetter, yönetim kurulundayken, bir çok kez olağandışı açıklamalarda bulunarak UFO olgusunun gerçekliğinden ve ciddiyetinden bahsetmiştir. UFO’ların zeki varlıklar kontrolünde hareket eden tanınmayan cisimler olduğuna ikna olan Hillenkoetter şunları söylemektedir:

“Hava Kuvvetleri UFO gözlemlerini hala sansürlemektedir. Kıdemli pilotlar ve teknik açıdan eğitimli diğer gözlemciler tarafından bildirilen yüzlerce gerçek rapor ya alaya alınmakta ya da yanlışlık, hayal ya da aldatmaca olarak açıklanmakta. Oysa UFO’ların nereden geldiğini ve amaçlarının ne olduğunu bilmek zorundayız. Halkın gerçekleri bilmeye hakkı var.”

1962’de, Hillenkoetter aniden NICAP’tan istifa etti. İstifa mektubunda, “ Bana göre, NICAP’ın araştırmaları mümkün olduğunca ileri götürülmüştür. UFO’ların Amerikan ya da Sovyet yapımı olmadığını biliyorum. Şimdilik yapabileceğimiz tek şey bekleyip UFO’ların kendilerini belli etmelerini beklemektir”. NICAP Yönetim Kurulundaki eski CIA yetkililerinden bir diğeri de, Hava Kuvvetleri Sekreteri Özel Asistanı ve NATO Havacılık Danışmanı olarak görev yapmış olan, CIA’nın Psikolojik Savaş Bölümü kurucusu ve başkanı Albay Joseph J. Bryan III’tü. Albay Bryan, Keyhole’ye yazdığı bir mektupta, UFO olgusuyla ilgili olumlu görüşler bildirmiştir:

“Yüzlerce ordu ve havayolları pilotunun, havaalanı personelinin, astronomun, füze takipçisinin ve diğer yetkili gözlemcilerin UFO gördüklerini rapor ettiklerinin farkındayım. Ayrıca, bu UFO’ların çoğunun bir oluşum içinde manevralar yaptıklarının ve bu sırada radarlar tarafından belirlendiklerinin de farkındayım. Benim düşünceme göre; Yetkili gözlemciler tarafından rapor edilen UFO’lar, zeki varlıkların kontrolü altındalar.

Bu cisimlerin hızları, manevraları ve diğer teknik kanıtlar, onların dünya yapımı tüm uçak ve uzay araçlarından çok daha ileri bir teknoloji ürünü olduğunu göstermektedir. UFO’lar Dünyamızı sistematik bir biçimde gözlemleyen gezegenler arası araçlardır; bu araçlar ya içlerinde onları yöneten varlıklar taşımakta ya uzaktan kumanda edilmekte, ya da hem uzaktan kumandayla hem de içindeki varlıklar vasıtasıyla yönetilmektedir.”


Like it? Share with your friends!

484
773 shares, 484 points
Choose A Format
Personality quiz
Series of questions that intends to reveal something about the personality
Trivia quiz
Series of questions with right and wrong answers that intends to check knowledge
Poll
Voting to make decisions or determine opinions
Story
Formatted Text with Embeds and Visuals
List
The Classic Internet Listicles
Countdown
The Classic Internet Countdowns
Open List
Submit your own item and vote up for the best submission
Ranked List
Upvote or downvote to decide the best list item
Meme
Upload your own images to make custom memes
Video
Youtube, Vimeo or Vine Embeds
Audio
Soundcloud or Mixcloud Embeds
Image
Photo or GIF
Gif
GIF format