Sion tarikatının inanılmaz gizemi ve planları. İsa soyu yaşıyor mu ? Aytunç Altındal neler anlattı ?


559
1.5k shares, 559 points

Dünyanın gizemlerini incelemeye ve çözmeye devam ediyoruz. Son dönemde ele aldığım gizli projeleri ve gizli yapılanmaları videolar eşliğinde sizlerle paylaşıyorum gösterdiğiniz yoğun ilgi için herkese teşekkürlerimi sunuyorum arkadaşlar.
Ve şimdi bu kez de sıra geldi yine çok gizli ve bir okadar da kara planlar taşıyan bir oluşumu tüm plan ve özellikleriyle ifşa etmeye. Yine dünyayı ele geçirmeye çalışan gizli bir örgüt daha SİON TARİKATI .
Şu an itibariyle edineceğiniz bilgiler hayata bakış ve düşüncelerinizi derinden etkileyebilir, etrafınızın resmen birtakım güçlerle sarıldığını görebilirsiniz. ve işte ayrıntılar.

Sion Tarikatı

Sion Tarikatı, (İngilizce: Priory of Sion, Fransızca: Prieuré de Sion) çeşitli komplo teorilerinde adı geçen, bin yıllık olduğu iddia edilen, gizli politik ve dini örgüt. Yakın dönemde Dan Brown’un Da Vinci Şifresi kitabıyla tekrar gündeme gelmiştir.
1956’da Fransız tacında hak iddia eden Pierre Plantard tarafından Sion Tarikatı isimli bir örgüt kuruldu. Sion Tarikatı Fransız yasaları gereği 20 Temmuz 1956’da resmi olarak kayıt edildi. Plantard bu örgütü kraliyet destekçisi bir mason locası olarak kurmuştu. Örgütün monarşinin desteklenmesinde ve kendisinin kral olmasında etkili olacağını umuyordu.
Örgüt ismini Kudüs’teki Sion Dağı’ndan alır. Ayrıca Fransa’nın Annemasse bölgesinde de aynı isimli bir tepe bulunmaktadır. Kudüs’teki Sion Dağı daha önce de bazı dini kuruluş ve tarikatlar tarafından kullanılmıştır.

Bazı ezoterik tarihçiler, tartışmalı filozoflardan Sicilya’lı Julius Evola’nın fikirlerinin, Pierre Plantard’ın iddialarına temel teşkil ettiğini düşünmektedirler. Bu örgütün tarihi kökenleriyle ilgili iddialar ve kanıtlar bir çok önemli tarihçi ve akademisyeni tatmin etmemiş, sonradan örgütün kökenleri ile ilgili bazı kanıtların Plantard ve arkadaşları tarafından Fransa’nın çeşitli yerlerine yerleştirildiği ortaya çıkmıştır. Bununla birlikte komplo teorisyenleri örgütün varlığı ve gücü konusunda ısrarcıdırlar.

Sion tarikatıyla ilgili derin ayrıntılara girmeden önce Hz İsa ile olan bağlantısını ele alan Hz İsanın Soyu konusunu ortaya koymamız gerekiyor, iddalar şok edici olmakla beraber, bir çok dini örgütün de hedefine girdiğini göreceksiniz.

İsa’nın Kızı ve Soyu

Bugün Da Vinci Şifresi’nde yazılan bilgiler, tarihsel tartışmalara götürüyor insanlığı. Hıristiyanların hiç evlenmediğine kutsal bir ayet gibi inandığı İsa aslında evliydi. Karısı da kötü işler yapan bir kadın olarak tanımlanan Magdalalı Meryem’di. Hatta İsa çarmıha gerildiği sırada Meryem kızları Sarah’a hamileydi. İsa’nın doğmamış çocuğu ve Magdalalı Meryem, neslinin korunması için kutsal topraklardan kaçtı. Tarihte hep sır isim olarak zikredilen Arimatea’lı Yusuf devreye girdi. Meryem’i gizlice Fransa’ya getirildi. Oradaki Yahudiler arasında kendine sığınacak güvenli bir yer bulundu. Kızını da burada doğurdu. Sarah, İsa’nın ilk çocuğu olarak, İsa neslini çoğaltacak bir kadın olarak, Fransa topraklarında yaşama gözünü açtı. İşte olaylar zinciri de bu noktadan sonra başladı.

İsa ile ilgili gerçekleri gizlediği iddia edilen Roma Kilisesi, İsa’nın neslinin artmasından, İsa ve Magdalalı Meryem sırrının açığa çıkmasından ve temel Katolik öğretilerine meydan okunmasından korkuyordu. Bugünkü Vatikan’ın, o dönemdeki Roma Kilisesi’nin tüm engellerine rağmen İsa’nın nesli çoğalmaya devam etti. 15. yüzyıla kadar bu nesil gizlice çoğalmıştı. Ancak bu tarihte İsa’nın neslinin son temsilcisi, Fransız asillerinden biriyle evlendi. Merovingian hanedanı diye bilinen İsa’dan gelme bir soy oluştu. Vatikan, bu soyu yok etmek için türlü çabalar içine girdi. İşte bu krallıkta bir isim öne çıktı: Kral Dagobert. Dagobert Merovingian kralıydı. Yani İsa’nın neslini temsil eden hanedanlığın da kralı. 17. yüzyıl sonunda bu hanedanlık yok olma aşamasına geldi. Dagobert öldürüldü. Oğlu Sigisbert kaçmayı başardı. Aileye sonradan bir isim eklendi: Godefroi de Bouillon. İşte İsa’nın sırrı bu isimle birlikte bir gizli cemiyetin himayesine girdi. Bu cemiet ise Sion tarikatıydı.

Son Temsilci

İsa’nın bu sırrını koruyan Sion tarikatı kuruldu. İsa’nın neslinden olan Merovingianların bugün soyunu temsil eden soyadları ise Plantard ve Saint Clair. Bu soyadları tarikat tarafından yıllarca korundu. İsa soyunun son temsilcisi bugün hayatta. Fransa’da yaşıyor ve tarikat tarafından gizlice korunuyor. İsmi ise Pierre Plantard de Saint Clair. Bu isim Dan Brown’un kitabında yazmıyor. Ancak 80’lerden bu yana Hıristiyanlık ve Vatikan’la ilgili araştırmaları olan Aytunç Altındal bu ismi Tempo’ya açıkladı. Son olarak Gül ve Haç Kardeşliği adlı kitabı da yayımlanan Altındal için Türkiye’nin Dan Brown’u demek yanlış olmaz. Altındal, İsa’nın torunu, neslin son temsilcisi Saint Clair ile ilgili ise şunları anlatıyor: “Pierre Plantard de St. Clair. İkinci Dünya Savaşı sırasında adamı Almanya’da aramaya başlıyorlar. Paris’te oturuyor. Hemen Londra’ya kaçırıyorlar. Adamı Londra’da saklıyorlar. Savaş bitince geliyor. 1945’den itibaren de AB’nin kurulması meselesinde, Sion tarikatı yeraltından çıkıyor. Sion tarikatının elindeki, İsa’yla ilgili dosyalar birden bire devlet arşivinde bulunuyor.”

Altındal’ın verdiği bilgiye göre İsa soyunun son temsilcisi Paris’te yaşıyor. İsa’nın kimliğiyle ilgili bu şaşırtıcı bilgiler, binlerce yıldır şifreler, gizli oluşumlar, cinayetler ve entrikalar arasında taşınıp durmuş. Tapınak Şövalyeleri, Sion tarikatı, Gül ve Haç Kardeşliği diye bilinen gizli örgütler, İsa’nın sırrını saklamak ve yüzlerce yıl Vatikan’a kaptırmamak için çalışıyorlar. Tartışmalı da olsa 25 Aralık İsa’nın doğum günü. 2000 yılın bittiği yeni bir çağın da içindeyiz artık. Sion Tarikatı bu gerçekleri açıklamaya hazırlanıyor. Hem Dan Brown bu bilgiyi kitabında yazıyor, hem de Aytunç Altındal bunun altını çiziyor. Altındal, tarikatın şifreleme sistemine göre Papa’nın ölmesini beklediklerini söylüyor.
Ölümünün ardından da gizli belgeler gün yüzüne çıkarılacak ve İsa gerçekleri ortaya konacak. Dolayısıyla binlerce yıldır Vatikan’la bu gizli tarikatlar arasında yaşanan çatışma da Vatikan’ın aleyhine sonuçlanmış olacak. Bu tarikatın içinde Victor Hugo, Leonardo da Vinci, Isaac Newton, Botticelli gibi ünlü sanatçılar da var. Her biri bu tarikatın üyesi olmuşlar. Eserlerine İsa gerçeğiyle ilgili gizli şifrelerini koymuşlar.

Bir dönem Sion Tarikatı başkanlığını da yaptığı ortaya çıkan Leonardo da Vinci’in Son Akşam Yemeği tablosu bugün yeniden tartışılıyor. Çünkü 13 havari ve İsa olarak bilinen tablodaki karakterlerin 13’üncüsü meğer Magdalalı Meryem’miş. Aslında tüm bunları anlayabilmek için tarihin başına dönmek gerek. Hıristiyanlık tarihi için önemli bir isim olan Constantin’in Hıristiyanlık dinini seçtiği tarihe.
325 yılında Constantin’in emriyle İznik’te toplanan Konsey’de, İsa’nın Tanrı olarak görülmesine karar veriliyor ve İsa’yı insan ve evli olarak tanımlayan İncil’ler yok ediliyor. Dan Brown bu tarihi gerçeği romanında şu satırlarla aktarıyor: “İsa’nın çarmıha gerilmesinden üç yüzyıl sonra, İsa müritleri katlanarak artıyordu. Hıristiyanlarla paganlar savaşmaya başlamışlardı ve anlaşmazlık o boyutlara gelmişti ki, Roma’yı ikiye bölmekle tehdit ediyordu. Constantin de bir şeyler yapılması gerektiğine karar verdi. 325 yılında Roma’yı tek bin din altında birleştirmeye karar verdi.

Hıristiyan sembollerinde pagan dinine ait izler vardır. Mısırlıların güneş çemberleri, Katolik azizlerin haleleri oldu. İsis’in mucizevi bir şekilde gebe kaldığı oğlu Horus’u emzirdiğini gösteren çizimler, Bakire Meryem’in Bebek İsa’yı emzirdiği modern sahnelere dönüştü. Constantin Hıristiyan geleneğini sağlamlaştırmak için İznik Konseyi adlı ekümenik toplantı düzenlendi. Tarihin o anına kadar Mesih, müritleri tarafından ölümlü bir peygamber olarak kabul ediliyordu. Mesih’in Tanrı’nın oğlu olduğu İznik Konseyi’nde teklif edilmiş ve kabul edilmişti”

işte gördüğünüz gibi değerli arkadaşlar gerçeklerin gün yüzüne çıkması gibi bir alışkanlığı vardır sizlerde biliyorsunuz, aslında iznik konsülünün toplanış şekli ve ortaya konulan yeni ahit felsefesini lise ders kitaplarından bile hatırlayabilirsiniz.
Şu an Milyonlarca kişinin iznik konsülünde belirlenen sapmış olan düşüncelerine inanıyor olduklarını düşünmek bile ciddi anlamda infial niteliğinde.
İsterseniz Sion tarikatının derinlerinde ne gibi kural ve düşünceler var bir bakalım.

Sion Tapınağı Tarikatı ve Sion Liderleri Protokolleri

Büyük Kulüp, Masonlar, Sebataycılar, Siyonistler, Evangelistler, Kuru Kafa ve Kemikler Tarikatı vb. Hepsi Siyonizm Tapınağı Tarikatı altında toplanıyorlar.
Masonlar, Sabataycılar, İlluminati, Evangelistler, Dış ilişkiler Konseyi, Bilderbergler, Kuru Kafa ve Kemikler vb. Bunların hepsi Merkezi Kudüs’te bulunan ve başından 70 hahamın bulunduğu Siyonizm Tapınağı Tarikatı için çalışmaktadır. Bu Siyonizm düşüncesinin temeli, sınırları Şüveyş kanalından Basra’ya oradan Anadolu toprakları Kapadokya’ya kadar olan bölgede merkezi Kudüs’te bulunan Siyon Tepeleri üzerine kurulmuş bir kaleden dünyayı yönetmektir.

Protokoller, 1905 yılında Rusya’da ortaya çıktığında, artık herkes, hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağını biliyordu ve öyle de oldu. Tüm dünyada mutlak Yahudi hükümdarlığı amacı güden “Protokoller”, beraberinde cinayetleri, sürgünleri, ihanetleri, tuzakları, yalanları ve kaçınılmaz olarak kan ve gözyaşını getirdi. “Protokoller’i kim kaleme aldı? Nerede ve ne zaman ilan edildi? Neden Rusya’da ortaya çıktı? Rus Devrimi’nin altında yatan gerçek, “Protokoller” mi? Sergius Nilus’un dediği gibi, Siyonizm’i temsil eden sembolik yılanın Kudüs’e dönmeden önce uğrayacağı son durak İstanbul mu?


Bakın şöyle bir söz söylenmiş değerli arkadaşlar;
“Bize karşı olan her şeyi ortadan kaldırmayı kendimize görev edineceğiz. Bu amaçla, krallığımızı kurmamıza çeşitli silahlarla karşı koyan herkesi merhametsizce katledeceğiz.” (IV. Protokol)
“Yahudi olmayanların ölmesini istiyoruz.” (III. Protokol)
Bunları yazan ya bir cani, ya da bir çılgın. Ancak, bir cani ya da çılgın için olağanüstü bir şeytani akıl güdülüyor nolduğunu görmemiz hiç de zor değil.
“Dünyada Yahudi ırkından daha gizemli, daha ölümcül ve daha ilginç bir başka ırk daha yoktur.” (Yahudi Dr. Oscar Levy)

İsterseniz şimdide sion tarikatı ve vatikan arasındaki gizli savaşa bir göz atalım
Vatikan’ın Hedefi Gizli Sion Tarikatı
Papa İkinci Jean Paul, ölüm yolculuğuna hazırlanırken son bir savaş daha başlattı.
Artık eski enerjisini kaybeden Papa, dünyevi hayatındaki son savaş için cepheye çıkacak durumda değildi. Cepheyi Papa’ya çok yakın bir isim açtı. Cenova Başpiskoposu Kardinal Bertone. Vatikan’ın önde gelen teologlarından olan Bertone, ‘Katolizm karşıtı, yalan ve iftiralarla dolu bu kitabı okumayın’ diyerek hiç beklenmedik bir çıkış yaptı. Bu kitap ise Dan “”Brown’ın iki yıl içinde 44 ayrı dilde 25 milyon adet satan ‘Da Vinci Şifresi ve buna karşı başlatılan karşı savaştı.””

Aslında Brown’ın, Hıristiyanlığın dogmalarını temelden sarsan, Hz. İsa’nın evlendiğinden ve soyunun bugün bile devam ettiğinden tutun da, son akşam yemeğinde kullandığı Kutsal Káse’nin aslında Mesih’in çocuğunu taşıyan Magdalalı Meryem olduğuna varan iddiaları yıllarca çok tartışıldı. Ancak Katolik dünyasının merkezi Vatikan, Dan Brown’a hiç ilişmedi. O çok sarsıcı iddialara Papalık makamından hiç itiraz gelmedi.
az öncede bahsettiğim gibi küçük bir açıklama yapılmıştı, işte ayrıntılar.
O gün Cenova Başpiskoposu Kardinal Tarcisio Bertone, ansızın Vatikan Radyosu’na konuşuverdi ve ‘Bu çuvalla yalan ve iftirayla dolu kitabı okumayın’ diye şaşırtıcı bir çıkış yaptı. Konuşmasında özellikle genç Katolik beyinleri spekülatif etkilere karşı koruma dürtüsüyle hareket eden Bertone, Papa İkinci Jean Paul’ün en yakınlarından biriydi ve 2003 yılında Cenova Başpikoposluğu’na atanmadan önce Vatikan’ın İnanç Doktrinleri Kongregasyonu Başkanı’ydı. Yani doktrinler konusunda Vatikan’ın en yetkili isimlerinin başında geliyordu. Hiç şüphesiz bu sözlerini Vatikan’ın, yani Papa’nın temsilcisi sıfatıyla sarfediyordu. Üstelik de muhtemel papa adaylarından biri olarak.

Sonuç olarak

Sizlerin de gördüğü gibi, yahudi kökenli hemen hemen tüm ezoterik ve dini oluşumların dünyayı ele geçirme, büyük bir acımasızlıkla yönetme ve hatta yahudi olmayan herkesi ortadan kaldırma gibi planları bulunuyor ve bunların belgelerle kanıtlanabiliyor olması ciddi anlamda sansasyonel nitelik taşımasına sebep oluyor.


Yahudiler neden bunu istiyor ? Dünyayı ele geçirseler ne olacak ? Onlara bu ideolojileri sunan kişilerin karanlık planları neden onlara bu kadar cazip geliyor ? Tüm yahudiler aynı ideolojileri mi savunuyor ?
Ve neden yahudiler kendilerinin seçilmiş ve insanlardan çok ayrı olduklarını düşünüyorlar ?
Peki videomuzda kısıtlı olarak bahsettiğimiz davinçinin şifresi kitabının sırları neler ? Cevaplar çok yakında geliyor.

KAYNAK:

[1] İngilizce Vikipedi, 12 Temmuz 2007.
[1] “En çok satan” statüsü, Radikal gazetesinin haftalık Kitap ekine göredir. Bu yazıyı hazırlarken Da Vinci Şifresi’nin 11. Türkçe (İstanbul: Altın Kitaplar; Mart 2004; Çev: Petek Demir) basımından ve ilk İngilizce (New York: Doubleday; Nisan 2003) basımından yararlanılmıştır.
[2] Thomas Roeser, Chicago Sun Times, 27 Eylül 2003.
[3] “All descriptions are.accurate.”
[4] Edward Morris ile yapılan söyleşi.
[5] 25 Mayıs 2003’te Martin Savidge ile yapılan söyleşi
[6] Bkz. “The Louvre’s Pyramid celebrates its 10th Anniversary from 7 to 21 April 1999,” . Bu kaynak, James Patrick Holding’in “Not InDavincible” adlı makalesinde verilmektedir.
[7] Bkz. Bruce Boucher, “Does ‘The Da Vinci Code’ Crack Leonardo?,” The New York Times, 3 Ağustos 2003.
[8] Bkz.; Sandra Miesel, “Dismantling The Da Vinci Code”
[9] Miesel, “Dismantling The Da Vinci Code”
[10] Bruce Boucher, “Does ‘The Da Vinci Code’ Crack Leonardo?” New York Times, 3 Ağustos 2003. [Not: Boucher, Chicago Sanat Enstitüsü’nün Avrupa Heykel ve Güzel Sanatları Bölüm Müdürüdür.]
[11] Paul Smith, “Priory of Sion Misconceptions – Robert Richardson and Steven Mizrach” ve Pierre Plantard, Judge Thierry Jean-Pierre and the End of the Priory of Sion in 1993.” http://priory-of-sion.com. Bu web sitesinde Sion Tarikatı hakkında geniş çaplı ve dikkatlice belgelenmiş bilgiler bulunmaktadır.
[12] Bkz.; Jewish Encyclopedia’nın “Shekinah” maddesi.
[13] Margaret M. Mitchell, “Cracking the Da Vinci Code.”
[14] Miesel, “Dismantling The Da Vinci Code”
[15] Bkz. Barbara R. Kirwin, The Mad, the Bad and the Innocent (New York: Little, Brown and Co.; 1997), s. 145. Mahkemelerde uzman psikolog olarak bilirkişilik yapan Dr. Kirwin bu soruna dikkat çekmektedir: “Pek çok uzman [psikolog]… bir sanığı değerlendiklerinde kendilerine ücret ödeyen tarafın davasını destekleyecek kanıtlar toplamaya çışırlar.”
[16] Bkz. Divinity.uchicago.edu
[17] Not: Türkçe basım bu cümlenin anlamını iyi aktarmadığı için İngilizce basımdan çevirdim (s. 341: “every faith in the world is based on fabrication”).
[18] Richard J. Evans; (Çeviren: Uygur Kocabaşoğlu), Tarihin Savunusu (Ankara: İmge Kitabevi, 1999), s. 126.
https://tr.wikipedia.org/wiki/Sion_Tarikat%C4%B1
https://www.gizliilimler.org/Sion-Tarikati.htm
https://www.gizliilimler.org/Sion-Tapinagi-Tarikati-ve-Sion-Liderleri-Protokolleri.htm


Like it? Share with your friends!

559
1.5k shares, 559 points
Choose A Format
Personality quiz
Series of questions that intends to reveal something about the personality
Trivia quiz
Series of questions with right and wrong answers that intends to check knowledge
Poll
Voting to make decisions or determine opinions
Story
Formatted Text with Embeds and Visuals
List
The Classic Internet Listicles
Countdown
The Classic Internet Countdowns
Open List
Submit your own item and vote up for the best submission
Ranked List
Upvote or downvote to decide the best list item
Meme
Upload your own images to make custom memes
Video
Youtube, Vimeo or Vine Embeds
Audio
Soundcloud or Mixcloud Embeds
Image
Photo or GIF
Gif
GIF format