Hz. Adem’in Peygamberin Hayatı ve Habile ile Kabil Olayı


507
1k share, 507 points

Hz. Adem, yeryüzünde ilk insan ve ilk peygamber, bütün insanların babası’dır. Çeşitli memleketlerden getirilen toprakları melekler su ile çamur yapıp, insan şekline koydular. Mekke ile Taif arasında 40 yıl yatıp salsal oldu. Yani pişmiş gibi kurudu. Önce Muhammed Aleyhisselam’ın nuru alnına kondu. Sonra Muharrem’in onuncu Cuma günü ruh verildi. Her şeyin ismi ve faydası kendisine bildirildi. Boyu ve yaşı kesin olarak bildirilmedi. Allah’ın emri ile bütün melekler, Adem’e secde etti, ama İblis (şeytan) kibirlenip, bu emre karşı geldi ve secde etmedi: “Hani biz meleklere (ve cinlere): Adem’e secde edin, demiştik. İblis hariç hepsi secde ettiler. O yüz çevirdi ve büyüklük tasladı, böylece kafirlerden oldu.” (Bakara, 34) . Hz. Adem 40 yaşında Firdevs adındaki Cennet’e götürüldü. Cennet’te ya da daha önce Mekke dışında uyurken, sol kaburga kemiğinden Hz. Havva yaratıldı. Allah onları birbirine nikah etti. Yasak edilen ağaçtan unutarak ve İblis’in oyununa gelerek önce Havva, sonra Adem Aleyhisselam yedikleri için Cennetten çıkarıldılar. Adem Aleyhisselam Hindistan’da Seylan (Ceylon) adasına, Havva ise Cidde’ye indirildi. 200 sene ağlayıp yalvardıktan sonra, tövbe ve duaları kabul olup, hacca gitmesi emr olundu: “Sonra Rabbi onu seçkin kıldı; tövbesini kabul etti ve doğru yola yöneltti.” (Taha, 122) . Arafat ovasında Havva ile buluştu. Kabe’yi inşa etti.

Hz. Adem, her sene hac yapardı. Arafat meydanında ya da başka meydanda, kıyamete kadar gelecek çocukları belinden zerreler halinde çıkarıldı. “Ben, sizin Rabbiniz değil miyim?” diye soruldu. Hepsi, “Evet!” dedi. Sonra hepsi zerreler hâline gelip, beline girdiler. Yahut belinden yalnız kendi çocukları çıktı. Sonra Şam’a geldiler. Burada çocukları oldu. Neslinden 40.000 kişiyi gördü. 1500 yaşında iken çocuklarına peygamber oldu. Çocukları çeşitli dillerde konuştu. Cebrail Aleyhisselam, 12 kere geldi. Oruç, her gün bir vakit namaz ve gusül abdesti emredildi. Kendisine kitap verilip, fizik, kimya, tıp, eczacılık, matematik bilgileri öğretildi. Süryani, İbrani ve Arabi diller ile kerpiç üstüne çok kitap yazıldı. Bir rivayete göre 2000 yaşında iken Cuma günü vefat etti. Hz. Havva 40 sene sonra vefat etti. Kabirlerinin Kudüs’te ya da Mina’da Mescid-i Hif’te ya da Arafat’ta olduğu rivayetleri vardır.

Tabi bu aşamada Habil ile Kabil konusuna da girmemiz gerekiyor.
Habil ile Kabil
Habil ile Kabil Hz. Adem’in oğullarından ikisidir. Habil’in Allah’a yaptığı kurban’ın kabul edildiği ve kendi kurbanın Allah tarafından kabul edilmediği için Kabil, Habil’i öldürür ve böylece dünyada ilk kâtil olma makamına mazhar olur. Sonra bir kargadan görüp Habil’i yerin altına gömdü. Allah Kurân-ı Kerîmde meâlen buyuruyor ki: “ Allah nezdinde İsa’nın durumu, Adem’in durumu gibidir. Allah onu topraktan yarattı. Sonra ona “OL!” dedi ve oluverdi.” (Al-i İmran, 59). Burada değinilen durum, Hz. İsa’nın ve Hz. Adem’in babasız dünyaya gelmeleridir. Peygamberimiz Muhammed (sav) Hz. Adem hakkında: “ Allah Adem’i (Aleyhisselam) yeryüzünün her tarafından aldırdığı topraktan yarattı. Bu sebeple zürriyetinden siyah, beyaz, esmer, kırmızı renkte olanlar olduğu gibi, bazıları da bu renklerin arasındadır. Bazısı yumuşak, bazısı sert, bazısı halis ve temiz oldu.” (Hadis-i şerif, Müsned-i Ahmed bin Hanbel) buyurmuştur.

Hz. Adem 5 şeyi ile bahtiyar olmuştur
Hatasını itiraf etmek
Pişmanlık duymak
Nefsini kötülemek
Tövbeye devam etmek
Rahmetten ümidini kesmemek

Hz. Şit Peygamberin Hayatı
Hz. Şit, Hz. Adem’den sonra gönderilen ikinci peygamberdir. Hz. Adem’in oğludur.[1] Annesi, Hz. Havvâ’dır.[2] Onun hakkında bilgimiz azdır; çünkü hakkında herhangi bir ayet inmemiştir.[3] Hz. Şit, Hz. Adem’in 5. çocuğudur.[4][5]

Hz. Adem’in oğullarından Hâbil ile Kâbil arasında çıkan anlaşmazlık netîcesinde Kâbil, Hâbil’i öldürünce, Allah-ü teâlâ, Hz. Adem’e, Hâbil’e karşılık ihsân olarak, yeni bir oğul verdi.[6][1] Hz. Adem’in bütün çocukları ikiz [7] olarak doğduğu hâlde; Hz. Şit, tek doğdu. Şit adı verilen yeni oğlun ismi, İbrânice olup, Arapça karşılığı, [1] Hibetullâh, yani [8] “Allah’ın hîbesi” mânâsınadır.[1] Hz. Şit, doğunca, Hz. Adem de: “Bu, Hibetullâh’dır (Allah’ın Hibesidir)” demiş ve Hâbil’den dolayı yemin etmiştir.[9] İsmine Arapça’da “Şes”, Süryanice’de “Şas” [10], İbranice’de“Şis” de denilmiştir.[11][1]

Hz. Havva, Hz. Şit’e hâmile olunca, alnında parıldamağa başlayan nûr, Hz. Şit’i doğurduğu zaman, onun alnına geçmişti. Hz. Adem, bundan, Şit’in kendisinden sonra, yerini tutacağını anlamıştı.[38] Hz. Şit’in alnında parlayan Peygamberlik Nûr’u, zevcesine, oğlu Enuş doğduğu zaman da, Enuş’un alnına, ondan da, oğlu Kaynan’ın alnına geçmiş, yüzyıllar boyunca, alından alına geçmiş durmuş ve nihayet, Abdulmuttalip’ten Abdullâh’a, ondan da, Hz. Muhammed’e geçip son temelli sahibinde karar kılmıştır.[12]

Hz. Adem’in oğullarından Kâbil, Hâbil’i şehit ettikten [1] 5 [13] ya da 30 sene sonra [3] sonra doğmuş olan Hz. Şît, son peygamber Hz. Muhammed’in nûrunu alnında taşıyordu. Bu sebeple Hz. Adem, onu pek fazla seviyordu. Bütün evlâdı üzerine onu reis yaptığı gibi, vefât edeceği sırada [1] ya da vefatından 10 gün önce [14] Hz. Şit’e; “Ey oğulcuğum! Sen, benden sonra, Halîfem’sin!” diyerek görevini takva üzere yürütmesini tavsiye etti ve onu [15] bütün yeryüzünün halîfeliğine onu tâyin etti. Bu hususta vasiyette bulundu.[16][1] Bunu, Kabil’den ve Kabil oğullarından gizli tutmasını, ona emretti.[17] Gece ve gündüz saatlerini ve her mahlûkun, Allâha, hangi saatlerde, ne gibi ibadetler yaptıklarını bildirdi. Vuku bulacak Tufan hakkında da, bilgi verdi.[18]

Âdem; Kabiloğulları’nın zina ve içkiye düştüklerini, bozulduklarını görünce de, Hz. Şit ın oğullarına da, Kabiloğulları ile evlilik bağlantısı kurmamalarını tavsiye etti.[19 Ayrıca ilâhî sırları bildirip, bütün ilimleri öğretti. Peygamber efendimizin nûruyla ilgili olarak oğlu Hz. Şît’e şöyle vasiyet etti:

“Oğlum! Alnında parlayan bu nûr, son peygamber olan Hz. Muhammed’in nûrudur. Bu nûru mümin, temiz ve afif hanımlara teslim et ve oğluna da böyle vasiyet et.”

Hz. Şit, bu vasiyet üzerine sâlihâ bir kızla evlendi. Sonra evlâtlarına da böyle vasiyet ettiler. Onlar da bu vasiyete uyup öylece devâm ettiler.[1]

Yüce Allah; Hz. Adem’a, 21 [20], Hz. Şis (Şit) e de, 29 sayfa indirip [21] Hz. Şis (Şit)’i, bu 50’yi bulan sahifelere göre [22] hareket ve amel etmekle mükellef kıldı.[23] Yüce Allah’ın; Âlâ sûresinin 18. âyetinde andığı “Suhufu Ûlâ”, Hibetullâh Sis b. Âdem ile Hz. İdris’e indirilmiş olan Sahife’lerdi.[24]

Hz. Adem’in vefâtından sonra, Allah-ü teâlâ, Hz. Şit’e peygamberlik verdi. 50 sayfa (forma) küçük kitap indirdi. Bu kitaplarda hikmet ilmi, matematik, sanâyi bilgileri, kimyâ ilmi ve daha birçok şeyler bildirilmişti.[1]

Peygamberlik, din, ibâdet ve Yüce Allah’ın hak ve şeriatlarına göre hareket, Hz. Şit’te ve oğullarında bulundu. Hz. Şit’in yurdu, dağın başında; Kabiloğulları’nın yurdu ise, vadinin altındaydı.[25]

Hz. Şit zamanında insanlar çoğalıp her tarafa yayıldılar. Hz. Şit, Onlara Allah-ü teâlânın emirlerini bildirip îmân etmeye çağırdı.

Hz. Şit’in dîninin esasları, Hz. Adem’in bildirdiği dînin esaslarına uygundu. Hz. Şit, ekseriyâ Şam’da ikâmet edip, insanlara, Allah-ü teâlâya îmân etmeyi ve emirlerine uymayı bildirerek tebliğ vazîfesini yaptı. 1000 şehir kurup, hudutlarını tespit etti.[1] Her şehrin kapısında: “La ilahe illallah, Adem Safvetullah, Muhammed Habibullah” yazılıydı.[3] Hz. Şit’in çocukları ve torunları, îmâr ettikleri bu şehirlerde yaşayıp, Allah-ü teâlâya ibâdet ve tâatle meşgul oldular. Gâyet huzurlu bir hayat sürdüler. Aralarında düşmanlık, buğz ya da haset yoktu. Kötülüklerden, haramlardan ve isyândan uzak dururlardı.[1]

Hz. Adem (a.s)’in oğlu Kabil ve ondan türeyen Kabiloğulları ise, ilk putu yaparak yeryüzünde putperestliği başlatmışlardır. Aynı zamanda bir ateş evi yaparak içinde ateş yakmışlar ve ona tapmışlardır. Böylece ilk ateşperestliği de başlatmışlardır. Bununla beraber onlarda içki, zina, alışkanlıkları da vardı.[26]

Hz. Şit, Şam’dan Yemen tarafına gidip, azgın ve sapık bir hâlde yaşayan Kâbiloğulları’nı Allah-ü teâlâya îmân ve ibâdet etmeye dâvet etti. Kabiloğulları, Hz. Şit’in bu dâvetini kabul etmeyip, sapıklıklarında ısrâr ettiler. Hz. Şit, onlarla savaş yaptı. Bu savaşta kılıç kullandı. İlk kılıç kullanan O’dur. Yemendeki bu azgın kavmin bir kısmını kılıçtan geçirdi, bir kısmını da esir aldı.[1]

Hz. Şit, Babası Hz. Adem’le ya da kardeşleriyle Kâbe’yi balçık çamuru kullanarak taştan yaptı.[27]:[8][1] Vefat edinceye kadar, Mekke’de kalmaktan Hacc ve Umre yapmaktan geri durmadı.[28]

Hz. Şit, vefat edeceği sırada, yerine oğlu Enuş’u bırakıp ona; Âdem’in, tâbut içindeki cesedini, korumasını, Allah’ın buyruklarını yerine getirmemekten sakınmasını ve kavmine de, bunu ve Allah’a güzelce ibâdet etmelerini emretmesini emretti. Oğullarına Bereket duası yaptı. Oturdukları mukaddes dağdan inmemeleri, çocuklarının da, oradan inmelerine engel olmalarını ve lanetlenmiş Kabil’in çocuklarıyla düşüp kalkmamaları hakkında da, Hâbil’in kanı üzerine and verdi. Sonra, vefat etti.[29]

Hz. Şit’in oğlu Enuş, babasının cesedini özel ağaç zamkı ile ve tarçın gibi kokan ağacın kokusu ile kokuladı.[30] Cenaze namazını; oğulları, oğullarının oğulları ile kızları ve kızlarının oğulları gelip kıldılar.[31]

Hz. Sit vefat ettikten sonra kuvvetli rivayete göre Mina’daki mescidin minaresi dibinde medfün olan Hz. Adem’in yanına defnedildi.[3] Hz. Şit’in ömrünün 912 [29] ya da 950 yâhut da 900 sene olduğu rivâyet edilmiştir. Peygamberliğininse, 282 ya da 212 yâhut da 242 sene olduğu rivâyet edilmiştir.[1]

Onun vefatıyla son peygamber olan Hz. Muhammed’in nûru, Hz. Şit’ten onun oğlu Enûş’a geçmiş oldu.[1]

Hz. Şit’ten sonra, çoğalarak yeryüzüne dağılan insanlar, zamanla doğru yoldan uzaklaşıp, çok azgınlık gösterdiler. Allah-ü teâlâ, onlara Hz. İdrîs’i peygamber olarak gönderdi.

Hz. Şit, Hz. Adem’in öteki evlâtlarının hepsinden güzel ve fazîletliydi.[1] Hz. Adem’e, en sevgilisi ve ona, en çok benzeyeni idi.[32] Sûret ve sîrette yâni hâl ve yaşayışta tıpkı babasına benzediği için Hz. Adem, onu diğer evlâtlarından çok severdi.[1]

Hz. Şit; Allah’ı, takdis ve tenzihten geri durmaz, kavmine de; Allah’ın buyruklarını yerine getirmemekten sakınmalarını, Allah’ı, her türlü noksan, eksik sıfatlardan uzak tutmalarını ve dâima iyi işler işlemelerini emrederdi. Bunun için, Şitoğulları ve kadınları arasında ne düşmanlık, ne kıskançlık olur, ne kin tutulur, ne suçlama yapılır, ne yalan söylenir, ne de, boş yere yemin edilirdi. Onlardan, her hangi biri, yemin etmek istediği zaman, ancak: “Hâbil’in kanı üzerine yemin olsun ki!” derdi.[33]

Hz. Âdem’in oğullarından, Hz. Şit’ten başkasının nesli devam etmeyip kesilmiş; Hz. Şit, böylece, Ebülbeşer olan Hz. Adem’le birlikte [34], bütün insanların soylarının varıp dayandığı Soy direği olmuştur.[35] Hz. Şis (Şit)’ten sonra, bütün Şisoğulları (Şitoğulları)’nın nesepleri, Hz. Şit’e ulaşmadığı gibi, Hz. İdris’e kadar da, onlar da vahy ve peygamberlikte, bulunmamıştır.[36][37][8]

Akhenaton’un Hazırladığı Diğer Makaleler ❯
Kaynaklar ve Dipnotlar
[1] Yeni Rehber Ansiklopedisi, “Şit Aleyhisselam” maddesi, İhlas Gazetecilik, İstanbul 1993.
[2] İbn. İshak, İbn. Hişam-Sîre c.1, s.3, İbn. Sa’d-Tabakat c.1, s.39, Belâzürî-Ensabüleşraf c.1, s.3, İbn. Kuteybe-Maarif s.10, Dineverî-Kitabülahbar s.1, Yâkubî-Tarih c.1, s.8, Taberî-Tarih c.1, s.76.
[3] www.enfal.de/sit.htm
[4] İbn Sa’d, Tabakatu’l-Kübra, Beyrut 1957, I, 39
[5] www.dinlertarihi.net/peygamberler-tarihi/hz.sit-a.s.html
[6] İbn. Sa’d-Tabakat c.1, s.37, Taberî-Tarih c.1, s.76, Sâlebî-Arâis s.47 İbn. Asâkir-Tarih c.6, s.354

[7] İkiz olarak değil, yalnız olarak (Mir Hâvend-Ravzatussafa. Terceme, s.115)

[8] www.sorularlaislamiyet.com/subpage.php?s=show_qna&id=44326
[9] Belâzürî-Ensabüleşraf c.1, s.3
[10] İbn. Sa’d-Tabakat c.1, s.37, Taberi-Tarih c.1, s.76, İbn. Asâkir-Tarih c.6, s, 354
[11] et-Taberî, Tarih, Mısır 1326, I, 76
[12] Mes’ûdî, “Murucuzzeheb”, Mısır 1964, c.1, s.38-39
[13] Taberî-Tarih c.1, s.76, Sâlebî-Arâis s.47, İbn. Esîr-Kâmil c.1, s.47
[14] Taberî-Tarih c.1, s.79, Salebî-Arâis s.47, ibn. Esîr-Kâmil c.1, s.49
[15] İbn. Asâkir-Tarih c.6, s.359
[16] Taberî-Tarih c.1, 5.79, Mesûdî-Murucuzzeheb c.1, s.49
[17] Taberî-Tarih c.1, s.79, Sâlebî-Arâis s.47, İbn. Esîr-Kâmil c.1, s.49
[18] Taberî-Tarih c.1, s.76, Sâlebî-Arais s.47, İbn. Esîr-Kâmil c.1, s.47 Ebülfida-Elbidaye vennihaye c.1, s.98, Mir Hâvend-Revzatussafa Terceme s. 115
[19] İbn. Sa’d Tabakat c.1, s.39, Taberî-Tarih c.1, s.84, İbnünnedûn-Fihrist s.39
[20] On sahife indirildiği rivayeti de, vardır. (Taberî-Tarih c. 1, s. 161, Ebû Nuaym-Hilyetülevliya c. 1, s. 167, Zemahşerî-Keşşaf c.4, s.245, Sâlebî-Arâis, s.100, Fahrurrazî-Tefsir c.31, s.15O, İbn. Asakir Tarih c.6, s.357, Ebüssuud-Tefsir c.9, s.143-Aliyyülmüttakî-Kenzür Ummal c.16, s.132) Taberî-Tarih c.1, s.75, Mes’ûdî-Murucuzzeheb c.1, s.40, İbn. Esîr-Kâmil c.1, s.47
[21] Mes’ûdî, “Murucuzzeheb”, Mısır 1964, c.1, s.40, Ahbaruzzeman s.86. ibn Nedîm-Fihrist s.39
[22] İbn. Kuteybe-Maarif s.10, Taberî-Tarih c.1, s.76, ibn. Esîr-Kâmil c.1, s.47, Ebülfida-Elbidaye vennihaye c.1, s.99
[23] Taberî-Tarih c.l, s.81, İbn. Esîr-Kâmil c.1, s.54
[24] Taberî-Tarih c.1, s.86
[25] Mes’ûdî-Ahbaruzzeman s.86
[26] es-Sa’lebî, el-Arais, Mısır 1951, s. 47; Ya’kutu’l-Hamevî, Mü’cemu’l-Büldan, Beyrut 1956, V, 367
[27] lbn. Kuteybe-Maarifs.10, Taberî-Tarihc.1, s.81, İbn. Esîr-Kamilc.1, s.54, Mir Hâvend-Ravzatussafatercemes.115
[28] Taberî-Tarih c.1, s.81, İbn. Esîr-Kâmil c.1, s.54
[29] ibn. Asâkir-Tarih c.6, s.359-360
[30] ibn. Asâkir-Tarih c.6, s.260
[31] Taberî-Tarih c.1, s.76, 83, ibn. Esîr-Kâmil c.1, s.56, Ebülfida-Elbidaye vennihaye c.1, s.98
[32] ibn. Kuteybe-Maarif s.10, Yâkubî-Tarih c.1, s.7, Mir Hâvend-Ravzat Terceme, s.115
[33] Yâkubî-Tarih c.1, s.8
[34] Taberî-Tarih c.1, s.76, 83, ibn. Esîr-Kâmil c.1, s.56, Ebülfida-Elbidaye vennihaye c.1, s.98
[35] ibn. Kuteybe-Maarif s.10, Taberî Tarih c.1, s.76, İbn. Esîr-Kâmil c.1, s.47-4§, Ebülfida-Elbidaye vennihaye c.1, s.98
[36] Mes’ûdî-Ahbaruzzaman s.87
[37] M. Asım Köksal, “Peygamberler Tarihi”, Türkiye Diyanet Vakfı Yayınları: 1/69-70
[38] Mes’ûdî, “Murucuzzeheb”, Mısır 1964, c.1, s.37


Like it? Share with your friends!

507
1k share, 507 points

What's Your Reaction?

hate hate
858
hate
confused confused
476
confused
fail fail
190
fail
fun fun
95
fun
geeky geeky
953
geeky
love love
667
love
lol lol
762
lol
omg omg
476
omg
win win
190
win
Editor

0 Comments

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Choose A Format
Personality quiz
Series of questions that intends to reveal something about the personality
Trivia quiz
Series of questions with right and wrong answers that intends to check knowledge
Poll
Voting to make decisions or determine opinions
Story
Formatted Text with Embeds and Visuals
List
The Classic Internet Listicles
Countdown
The Classic Internet Countdowns
Open List
Submit your own item and vote up for the best submission
Ranked List
Upvote or downvote to decide the best list item
Meme
Upload your own images to make custom memes
Video
Youtube, Vimeo or Vine Embeds
Audio
Soundcloud or Mixcloud Embeds
Image
Photo or GIF
Gif
GIF format