300 SPARTALI EFSANESİ VE KOMUTAN LEONİDAS GERÇEK Mİ?


300 SPARTALI EFSANESİ VE ÜNLÜ KOMUTAN LEONİDAS GERÇEK Mİ ? GARİP PERS MEDENİYETİ HAKKINDA ÇOK İLGİNÇ DETAYLAR SİZLERİ BEKLİYOR.

İŞTE SPARTA MEDENİYETİ

Sparta Uygarlığının en belirgin özelliği aşırı disiplinli askerî örgütlenmesiydi. Toplumda her erkek ve kadının görevleri vardı. Erkekler askerdi. Kadınlar ise devlete asker yetiştirmekle görevli anne konumundaydı. Her kadın çocuğuna altı yaşına kadar büyütmek, dayanıklı ve sağlıklı olarak yetiştirmek mecburiyetindeydi. Altı yaşına kadar ailelerinin yanında kalan çocuklar bu yaştan sonra askeri disipline yavaş yavaş alıştırılmak üzere devletçe alınır ve ilerleyen yaşlarında eziyet verici şartlara dayanıklı olabilmeleri için bölge bölge dolaştırılırdı. Çocuklar yirmi yaşına geldiklerinde tam bir asker olarak hizmete başlar ve altmış yaşına kadar askerlik görevini yapardı.

Altmış yaşına gelebilen erkekler bundan sonraki hayatlarını toplantılar yaparak geçirirlerdi. Sparta’da çok sert bir askeri disiplin yönetimi bulunuyordu. Sparta Uygarlığı’nın bir diğer özelliği ise köle düzenindeki farklılıklardı. Diğer Yunan uygarlıkları aksine Sparta Uygarlığında köleler temelde devlete aitti. Bir kölenin tüm kullanım hakkı devletindi ancak bağlı bulunduğu toprak sahibine de tarım ürünlerinden bir pay vermek zorundaydı. Toprak sahibi köleyi öldüremez ve ona işkence yapamazdı. Uygarlığın köle sınıfı helot adını taşıyordu. Helotlar bir tür ekonomik özerkliğe de sahiplerdi. Çalıştıkları devletin eşit olarak bölüp dağıttığı arazi parçasını (Kleros) ekip biçerler ve üründen arpa, buğday, şarap, peynir gibi besin maddelerini toprak sahibine verirlerdi. Spartalılar savaşarak kazandıkları topraklardaki halkı da Kleros sistemine dahil ederdi. Kleroslarda hiçbir gerçek Sparta vatandaşı yaşamazdı. Sahip oldukları Kleroslar’da yaşamazlar, Sparta’da yaşarlar ve kendilerine bağlı helotları yönetmezler, denetlemezler, topraklarından çıkaramazlar ve satamazlardı.

Ayrıca, hypomeiones (kelime anlamı aşağı derecede olan kimse) grubu vardı, kesin olmamakla beraber muhtemelen sosyal rütbesini kaybeden Spartalı olan erkeklere verilen isimdir.

60 yaş üzeri üyelerden oluşan İhtiyarlar Meclisi devlet yönetimi ile ilgili kararlar alır ve 30 yaşını geçmişlerin oluşturduğu diğer bir meclis bu kararları sonuca bağlardı. Spartalılarda karar alma işlemi olağan dışıdır. Okunan maddeler toplantıya katılan kalabalığın çıkardığı seslerle hükme ulaştırılırdı. Kimin sesi çok çıkarsa o yönde karar çıkardı. Aristotales bu yüzden Spartalıları çok çocuksu bulmuştur. Spartalılarda bir diğer sınıf Periyekler adı verilen sınıftı. Periyekler 30.000 kişi kadardı. Bunlar devlet ilk kurulurken işgal edilen Lakonya bölgesinde yaşayan Aka uygarlığı soyundan gelenlerdi. Periyeklerin bir Sparta’lı gibi yönetimde söz sahibi olması ve asker olabilmesi ayrıca bir Periyek’in bir Sparta’lı ile evlenmesi de mümkün değildi. Periyekler tarım ticaret ve zanaatla uğraşmak ve devlete vergi vermekle yükümlülerdi. Helotlara göre oldukça özgürdüler fakat Sparta topraklarında yaşamak onlar için de kolay değildi. Spartalılarda helotları denetlemek amacıyla muhbirler ve gözeticiler görev yaparlardı. Helotların yaşadığı kasabalara ara sıra pusu kurulur ve daha önceden tespit edilen ve ileride sakıncalı olabilecek helot bireyleri öldürülürlerdi. Bu işle görevli kurumun adı Krypti’di. Bu yüzden helotlar asla sivrilme davranışı içinde olamazlardı. Sparta Uygarlığında 2 kral vardı. Devlet iki kral tarafından yönetilirdi. Bu iki kralın saygınlıkları çok yüksekti. Krallık babadan oğula geçerdi.

LEONİDAS KİMDİR Gerçekten yaşadı mı?
MÖ 480 yılında, ephor (tanrıların rahipleri)lar Leonidas’la birlikte 300 kraliyet korumasını ve askerini Thermopylae(Termopylae) Geçidi’ne, geçidi Serhas komutanlığındaki Pers ordusuna karşı korumak için göndermişlerdir. Günümüzdeki bir hikâyeye göre, Leonidas çok az bir gücü yanında götürmüştür. Çünkü bile bile ölüme gittiğini düşünüyordur (bir kahin Sparta’nın kurtuluşunun sadece krallardan birinin ölümüyle gerçekleşeceğini söylemiştir). Aksine, görünüşe göre ephorlar bu plana Carneia festivali ve Yunan güçlerini Korint girişinde yoğunlaştırma politikaları nedenlerinden ötürü isteksiz bir şekilde destek çıkmışlardır.
Birkaç anekdot, Leonidas ve Spartalılar’ın eski çağlarda bile cesaretleriyle ünlü olduklarını gösterir. Savaşın ilk gününde, Serhas Yunanlara silahlarını bırakmalarını söylediğinde, Leonidas şöyle cevap vermişti: Molōn labe (“Gel de al”). Üçüncü gün ise, Leonidas adamlarına güzel bir kahvaltı etmelerini, çünkü akşam yemeğini Hades’te yiyeceklerini söyledi.

İlk iki gün boyunca Leonidas’ın adamları Perslerin önden gelen saldırılarını durdurdular, fakat Malisli Ephialtes Pers generali Hydasnes’i dağ patikası üzerinden Yunanların arkasına çıkartınca, Leonidas ordusunu ikiye böldü. Kendisi 300 Spartalı, 700 Thespiaeli ve 400 Thebesli asker ile geçitte kalmaya devam etti. (Bu olayda Perslere karşı son direnişte Spartalılar kırmızı pelerinlerini Thespialıların siyah pelerinleriyle değişmiş ve bu ikisi arasında büyük bir dostluk başlamıştır. Ancak ilerdeki dönemlerde Thebes ve Sparta arasında büyük bir savaş çıkacak ve Thebes kazanacaktır.)

Belki de Hydarnes’in ordusunun çevresini sarmayı düşünüyordu: eğer öyle ise, bu hareketi başarısızlıkla sonuçlandı, ve az sayıdaki Yunan ordusu iki taraftan saldırılarak, teslim olan Thebesliler hariç, yok edildi. Bir başka teoriye göre Leonidas geri kalan ordusunu, Perslere karşı başka savaşlarda savaşabilmeleri için, evlerine geri gönderdi. Geride kalan askerler ise, Pers atlıların geri çekilen askerleri yok etmemesi için geçidi savunmaya devam etti.

Leonidas savaş sırasında öldürüldü ve Spartalılar ölü vücudunu alabilmek için çabaladılar. Ancak karşılarındaki ordunun sayıca büyüklüğüne bakılınca da anlaşıldığı gibi, kralın vücudu Persler tarafından ele geçirildi. Herodot der ki, Leonidas’ın kafası Xerxes’in emriyle kesilmiş ve kalan vücudu da çarmıha gerilmiştir.

Leonidas onurlu bir şekilde, Spartalılar’a pek özgü olmayan feryatlarla ve yas tutularak gömülmüştür (Spartalılar normalde savaşta gerçekleşen ölümü en şanlı ölüm olarak görürlerdi ve üzüntülerini dışa vurmazlardı, fakat Delphi’deki kahin bu şekilde gömülmeyi, Sparta’yı korumak için Sparta kralının kaybı kehanetiyle birlikte emretmiştir). Aşağıdaki yazıtı içeren oymalı bir aslan anıtı, Leonidas’ın öldüğü yere, onun ve adamlarının kayıplarının anısına yapılmıştır:

Git, Spartalılar’a söyle, buradan geçen yabancı,
Burada, kanunlarına itaat eden bizler, yatıyoruz. –– Thermopyle’deki kitabe (Simonides’in şiiri)
Leonidas’ın yaşamı Frank Miller’ın 1998 yılında yayınladığı “300” adlı çizgi romanında çarpıcı bir şekilde anlatılmıştır. Miller Termopylae’i “Sin City” adlı çizgi romanlarından uyarladığı filminde de “Dwight McCarthy” adlı karakter üzerinde Leonidas’a gönderme yaparak göstermiştir Hikâye ayrıca Steven Pressfield’ın Ateş Geçitleri adlı romanında da anlatılmıştır. Ayrıca 16 Mart 2007 tarihinde bu konuyla ilgili 300 Spartalı adlı bir film vizyona girmiştir.
VE İŞTE FİLMİN EN ÇARPICI SAHNESİ.


Like it? Share with your friends!

What's Your Reaction?

hate hate
1460
hate
confused confused
876
confused
fail fail
438
fail
fun fun
292
fun
geeky geeky
146
geeky
love love
1168
love
lol lol
1314
lol
omg omg
876
omg
win win
438
win