in ,

12 hayvanlı takvimin 2020 kehanetleri gerçekleşiyor

Koronavirüsünün dünyaya yayılmasının ardından ilginç bir iddia ortaya atıldı. İddiaya göre Türkler tarafından geçmiş yıllarda kullanılan 12 hayvanlı Türk takviminin kehanetleri gerçekleşiyor..

https://www.youtube.com/watch?v=3odHPzWcicY
Kadim Sırlar kanalının konu hakkındaki videosu mutlaka izleyin.
Abone olmak i.in tıklayın


12 hayvanlı Türk takvimi Türkler tarafından geçmiş yıllarda kullanılıyordu. Takvimde yer alan 2020 yılı kehanetlerinin gerçekleşmeye devam ettiği iddia edildi.

Takvimde fare yılı olarak bilinen 2020 yılının başından beri kehanetler arasında yer alan çekirge istilası, yangınlar, depremler ve salgın hastalıklar gerçekleşti.

Hem eski Türklerde hem de diğer uluslar tarafından kullanılan 12 hayvanlı Türk takviminin kehanetlerini Kaşgarlı Mahmut’un Divan-ı Lugati’t Türk ve İbrahim Hakkı Hazretlerinin Marifetname eserlerinden inceleyen Erzurumlu Tarih Araştırmacısı Oğuzhan Türk, 2020 yılı için yazan kehanetlerin birçoğunun gerçekleştiğini söyledi.

Kehanetler arasında yer alan çekirge istilasının İran’da, büyük yangınların Avustralya’da, yıkıcı depremlerin Elazığ’da ve salgın hastalıkların tüm dünyada görülmesiyle birlikte 12 hayvanlı Türk takviminin kehanetleri dikkat çekiyor.

Tarih Araştırmacısı Oğuzhan Türk, incelemelerine göre fare yıllarında genellikle gerçekleşen olayların çoğunun 2020 yılında gerçekleşmiş olsa da takvime göre yıl içerisinde Kuzeybatı Afrika ve etrafında çıkacak fitne ve fesattan dolayı kan döküleceği, yağmur ve doludan birçok yerin zarar göreceği, yıl ortaları ve sonlarına doğru yağma, talan, hırsızlık olaylarının artacağının da kaynaklarda yer aldığına dikkat çekti.

Türk, tüm Türkiye’yi ve dünyayı etkisi altına alan korona virüsüne benzer bir salgın hastalığın takvimde ’zatülcenb’ ismiyle yer aldığını, hastalığın belirtileri olarak ise ateş, titreme, öksürük, nabzın dengesiz atışları ve akciğer zarına yerleşen mikrobun iltihaplanması neticesinde nefes alamayacak duruma gelmesiyle oluşan ağrılı bir ölüm olduğunu ve hastalık için şifanın ise ’udi hindi’ bitkisinde olduğunun yazıldığını söyledi.

Oğuzhan Türk, takvimde yer alan bilgilerin kehanetten öte o dönemlerde yaşamış kişilerin bu dönemlerde yaşadıkları tecrübeleri gelecek nesillere aktarma yöntemi olduğunu ifade ederek,

“İçinde bulunduğumuz 2020 yılı, 12 hayvanlı Türk takviminde fare yılı olarak adlandırılır. Hem dünyayı hem de ülkemizi etkisi altına alan korona virüs isimli salgının 12 hayvanlı Türk takvimindeki isminin ’zatülcenb’ hastalığı olarak geçmesi.

Ağır bir hastalık olarak bilinen zatülcenb, ateş, titreme, öksürük, nabzın dengesiz atışları ve akciğer zarına yerleşen mikrobun iltihaplanması neticesinde nefes alamayacak duruma gelmesiyle oluşan ağrılı bir ölümdür.

12 hayvanlı takvimin 2020 kehanetleri gerçekleşiyor
Zatulcenb hastalığı için udi hindi bitkisinin kullanıldığı ve çözüm olacağı bazı kaynaklarca ifade edilmektedir. Belki bu bitkideki etken madde ile bu illet hastalık için çözüm yolu bulunabilir.

İçinde bulunduğumuz 2020 yılı için öngörülen çekirge istilâsı ve virüsten sonra ilkbahar aylarında bulunduğumuz için yağmur ve dolu yağışıyla karşı karşıya kalabiliriz. Ama inşallah bu öngörülen olaylar gerçekleşmez.

Aslında bu takvimler kehanet, fal veya felaket habercileri değildir. Belki de insanlar bilip önlem alsınlar diye tecrübe edilmiş bilgi kaynakları ve tekerrürden ibarettir.

Ama bizde eski kaynakları okuma, araştırma kültürü yozlaştığı için bu tür olayları Avrupa’da kâhin diye adlandırılan kişiler söyledikleriyle gündem konusu olur ve kehanetleri bildi diye ağzından çıkacak cümlelere bakılır. Halbuki eski insanlar uzunca bir dönem bu takvimlere göre hayatlarını şekillendirdiler” dedi.

Takvimin Ortaya Çıkışı

Günümüzde olduğu gibi geçmiş dönemlerde yapılan icatlar da genellikle bir ihtiyaç sonucu ortaya çıkmıştır. Takvimin asıl ortaya çıkış sebebi Türklerin konargöçer bir hayat tarzını benimsemelerinden kaynaklanmaktadır. Yazın yaylada, kışın ise kışlakta yaşayan Türkler için göç zamanlarının doğru hesaplanması önemli bir ihtiyaçtı. Aynı zamanda ürünlerin hangi dönem ekilip hangi dönem hasat edileceği en az göç meselesi kadar önemli bir meseleydi. Bu takvim hayatlarını kolaylaştırmakla kalmayıp Türklerin inançlarını yansıttıkları bir sembol haline de gelmiştir.

Hayvan İsimlerinin Sırrı

Divanü Lugati’t Türk’te Kaşgarlı Mahmut 12 hayvanlı Türk takviminin ortaya çıkışını bir rivayetle anlatır. Rivayete göre bir Türk hakanı kendisi başa geçmeden önce yapılan bir savaş hakkında bilgi ister. Fakat danışmanları savaşın yapıldığı zaman konusunda anlaşmazlığa düşerler. Bunun üzerine hakan bu olayın tekrarlanmaması adına takvim yapılmasını ister. Tıpkı 12 ay gibi her 12 yıla tek tek isim konulmasını emreder. Daha sonra çıkılan bir sürek avında hakan hayvanların Ilısu’ya sürülüp sıkıştırılmasını ister. Suya gelen hayvanlardan 12 tanesi sudan karşıya geçince her yıla hayvanların geçiş sırasına göre adının konulmasını söyler. Böylece takvimdeki her yıl bir hayvan adıyla anılır.

Yılların Anlamları

Divanü Lugati’t Türk’te geçen başka rivayetler de 12 hayvanlı Türk takvimine göre her yılın bir öneminin olduğu, yılların uğurlu ve uğursuz olarak nitelendirildiğidir. Türkler bunlara inanarak kararlar almışlardır. Yılları yan ve yang olmak üzere iki gruba ayırmışlardır.

Yan, yeri ve ayı temsil eder. Güçlüğü, zorluğu, kayıpları ve soğuğu simgeler. Yang ise gökyüzü ve Güneş’i temsil eder. Bu nedenle güç ve kuvvet bildirir. Örneğin maymun, tavşan, tavuk, yılan, koyun, sığır yılları zor yıllar olarak nitelendirilir. Sığır yılı savaşların çok olacağına inanılan bir yıldır.

Tavuk yılı bolluk olan ama kargaşanın çok yaşanacağı, domuz yılı kar ve soğuğun çok olacağı yıldır. Timsah yılı ise yağmurun çok yağacağı bu nedenle bolluk olacağına inanılan bir yıldır. Yılan kışın yiyecek bulamayınca kumları yaladığı için yılan yılı da kurak sayılmıştır.

12 hayvanlı Türk takvimine göre her yılın başlangıcı, baharın gelişi ve Göktürklerin Ergenekon’dan çıkışı olarak kabul edilen 22 Mart Nevruz bayramıdır. Her yeni yılla birlikte Türkler yeni bir başlangıç yapmışlardır. Bir de yıllara verdikleri karakteristik özelliklerle kalmamış doğdukları yılın kendi karakterlerini oluşturduğuna inanmışlardır.

What do you think?

Written by Editor

Comments

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Loading…

0

İRKALLA’NIN GİZLİ NOTLARI / VE ONU HALA YAŞATIYOR OLABİLİR MİYİZ?

Atiye Dizisi Deşifre ve Analizi. Atiye Sembolünün sırrı anlamı nedir ?